29 Mayıs 2020 Cuma

HAMD

Bugün 70 günlük hasret bitiyor.
Ezanların hüznü dinmiş, hava gülümsüyor yüzümüze.
Selâlar bir başka selamlıyor bugün Hâbibullah'ı...
Bir "Vel Hamdü Lillahi Rabbil Alemin!" ki, yüreklerimizi titretiyor.
Şairin dediği gibi;
"Gök nûra garkolur nice yüzbin minâreden
Ervâh, cümleten görür Allâhüekber'i
Akseyleyince arşa Lisan-ı Muhammedî..."

Bugün, bayramımıza kavuştuğumuz gün...
Bugün, bir çağın kapanıp bir çağın açıldığı bir başka fetih...
Bugün Şehr-i İstanbul'dan zırhları "Lâ ilahe illallah" olan erlerin sesleri yükseliyor.
Bugün Ayasofya " İnnâ fetahnâ leke fethan mubîna" diye inliyor...
Bugün Endülüs’te, Elhamra'nın duvarlarından daha çok yankılanıyor o ses :
"ALLAH'TAN BAŞKA GALİP YOKTUR."
Filistin bugün sanki özgürlük şarkıları söylüyor.
Kıyama kalkmış insanlık yeniden...
Yeniden bir Allâhüekber nidasıyla aynı anda, aynı menzile varıyor milyonlar...
Renk ya da taş tuğla, saz ya da kelime ve ses; oluyor hepsi bir..

Ve bugün salât ile selâma duruyor kalbim ve dilim.
"Allah hû" nağmesi dolaşıyor kanımda, damarımda...
Yüreğime nakış nakış işlediğim bir kelime;
Hamd
Hamd
Hamd
...

MELİKE SOSLU

25 Mayıs 2020 Pazartesi

HÂLETİRÛHİYE

Bazen yüreğimden bir şelalenin şiddetle akışı gibi akıyor kelimeler...
Bazense bir şey kapatıyor kelimelerimin önünü...Şu an olduğu gibi yazıp yazıp siliyor, bazen karalıyor, bazense yazdığım sayfayı paramparça ediyorum.
Yüreğimde bir kış ki, sanki hiç yazı yokmuş gibi.
Bir çıkmaz ki, sanki en derinlerime işlemiş gibi...
Harflerin her biri sıra sıra boğazıma diziliyor.
Sırtımda kocaman bir yükle, yalnızca etrafı seyrediyorum.
Bayrammış bugün.
Bayram; kökeni 'neşe, huzur, mutluluk, sükun' olan bir kelime...
Peki ama neşesi yağmalanmış bir bayrama nasıl bayram denir ki?
Henüz yorganı atamamışken üzerimden,dışarıdaki fırtına yüreğimdekileri savururken şiddetle, düşünceler beynimi kemirirken, nasıl...?
Öksüz bir bayram bu bayram.
Bu bayram 'ah nerede o eski bayramlar...'diye eskiyi özlerken ki içlenişimizi bile özleten bir bayram.
Bu bayram teravihsiz,selasız, camisiz, cemaatsiz mahzun bir Ramazan'ın bayramı...
Herkeste bir burukluk var.
Ama benimki, çetin bir kıştan kalma burukluk...
Beni hala o kışta, o kıyamette bırakan...
Evet insanları evlere hapseden burukluk,beni çoktandır yüreğime hapsetmişti.
Ben bir kafeste çırpınıp duran kuş misali, bir avuç yeme hasret...
Ben nereye uçtuysa, kime uçtuysa kanatları kırılan bir kuş...Tüyleri tek tek yolunan.
Ve ben  haddizâtında ,99 ismin gölgesinden gayrı soluklanacak yeri olmayan hâneharâbım.
El-Kâbıd olanın, daralttıkça daralan yüreğimi El-Bâsıt ismiyle genişleteceğini ummaktan gayrı ümidi olmayan...
Herkesin uyuduğu bir vakitte, seccademin üzerine damlayan yaşlar ve dindirmeye çalıştığım hıçkırıklar dışında her şeyin sustuğu o ıssız vakitte 'Es-Semi' ismiyle yalvaran,  'El-Âlim' ismiyle gözyaşlarını çoğaltan...Lakin içime nakşetmeye çalıştığım'Veli Rabbike Fasbir' ayetiyle durulan...
Ben, ince düşündükçe incinen yüreğimi 'El-Lâtif' olana teslim eden...
Ben, 'El-Veliyy' olanın dostluğundan öte dostluk tanımayan...
Ve ben, 'El-Kerim' olanın 'Kun Fe Yekûn'  emrine susayan, yolunu şaşırmış, nereye gideceğini bilmeyen ama içi çok uzaklarda olan dilhûnum.
Kalbimin, Allah'a sığınmaktan başka hiçbir şey gelmez elinden...Allah'a sığınmanın elinden gelenlerin en güçlüsü olduğunu bile bile bazen yıkılıverir...
Şimdi olduğu gibi.
Artık yeşerecek bir bahçem kalmadı bu dünyada. Soldu tüm çiçeklerim. 
Kuş kaçtı kafesten, tüyleri saçıldı etrafa...
Ey düştükçe kaldıran, soldukça yeşerten;
beni Sana kavuştur.
Yeşert...
Yine yeniden nakşet bana beni...

MELİKE SOSLU

MEHMET ÂKİF'E MEKTUP

  Erzurum,20.12.2023   Pek Muhterem Milli Şairimiz, Her ne kadar yıllardır sizin şiirlerinizle hemhâl olup, âdeta sizinle konuşuyormuş...